En iyi kız bulmak için yer

Sevgilinizle İzleyebileceğiniz Birbirinden Romantik Aşk Filmleri. Bu içerikte, başta yabancı Aşk Filmleri olmak üzere Türk aşk filmlerinin de yer aldığı en çok izlenen, ödüllü ve en iyi aşk filmlerini bulabilirsiniz. Aşk filmleri IMDB sıralaması da bir çok sinema sever için önemlidir. Bu nedenle de doğru ismi bulmak için günlerce hatta aylarca düşünür durur. Eğer bebeğinize isim bulma konusunda kararsızsanız sizler için en popüler kız isimlerini bir araya ... Bunun için yapmanız gereken üyelik işlemlerini gerçekleştirmek ve profil bilgilerinizi doğru bir şekilde doldurmaktır. Doldurmuş olduğunuz bilgilere göre sizlere en uygun erkek veya kız arkadaşı buluyoruz. Çapkın kızlar bayan arkadaş bulmak sitesi’nde Türkiye’nin her yerinden sohbet edebilirsiniz. Kız bebek isimleri ararken en güzel ve içinize en çok sinen kız isimlerini bulmak istiyorsunuz. İçeriğimizde sizler için kız bebek isimleri ve anlamlarını aşağıdaki listede alfabetik sıraya göre hazırladık. Farklı, modern ve popüler kız bebek isimleri arasından seçiminizi hemen yapabilirsiniz. İşte en güzel kız ... En iyi Fransız filmleri listemizde yer alan Can Dostum (The Intouchables), sekiz kategoride César Ödülü’ne aday gösterilirken, filmdeki performansıyla Omar Sy En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nün sahibi oldu. Ayrıca film, IMDb puanına göre en iyi 250 film listesinde bulunuyor. 17. Dönüş Yok – Irreversible (2002) – IMDb: 7.4 İzlerken Sherlock Holmes gibi ipuçlarını yakalayarak sonunu görmeden çözmek isteyeceğiniz birbirinden başarılı en iyi gizem filmlerini sizler için derledik. Bazen gerilim bazen korku ... 15. The Forest (2016) IMDb: 5.8. 2016 yılında izleyicilerle buluşan The Forest dizisinde genç bir kadın olan Sara, bir süredir kayıp olan kız kardeşini bulmak için oldukça korkutucu olan Aokigahara’ya doğru hareket etmektedir. Çevresinde bulunan kişilerin uyarısını dikkate almayan Sara kardeşinin başına gelenleri öğrenmeyi çok istese de bilmediği bir şey vardır. En iyi balayı otelleri için en önemli turizm yerlerinden biri olan Antalya’da yer alan Belek, birçok çiftin balayı için tercih ettiği bir yer. Otel konusunda son derece zengin olan Belek’te aynı zamanda harika plajlar, şelaleler ve koylar yer alıyor. İnternetin ilk zamanlarında “sevgili bulmak” için MIRc, ICQ ve MSN gibi programlar kullanırdı. Daha sonra teknolojinin gelişmesi ve akıllı telefonların hayatımıza hükmetmesiyle beraber her şeyde olduğu gibi “sevgili bulma” eylemi de değişiklik gösterdi. Artık insanlar bunun için çöpçatanlık uygulamalarını kullanıyor. Biz de eğer 14 Şubat’ı yalnız ... Netflix’in kataloğunu karıştırıp, en iyi gençlik filmlerden bazılarını bulmak için araştırdık, renkli ilk aşklara odaklanan filmlerden neredeyse yetişkin olmanın daha ciddi komplikasyonları üzerine kadar. Tekrar genç hissetmeye hazır mısın? Ardından, şu anda Netflix’te izleyebileceğiniz 10 yeni gençlik filmi izleyin.

Salak Kız Nasıl Tavlanır? Bölüm 2

2020.06.11 08:32 yennicheri Salak Kız Nasıl Tavlanır? Bölüm 2

5-KIZA ÇIKMA TEKLIFI AYAKLARI
Bu kadar bilgiyi almis olmaniz kızın sizinle çikmasi için yeterli değil.Çünkü daha kız sizin ondan hoslandiginizi bile bilmiyor.Bunu kıza bir şekilde sölemeniz lazim.Ama nasıl?Tabi ki bizden.Sunu sakin unutmayin çikma teklifi olayin en önemli kisimlearindan biridir.Siz kızı ne kadar tavlarsaniz tavlayin📷kızın üzernde ne kadar büyük bir imaj birakirsaniz birakin kıza dogru yerde📷dogru zamanda ve dogru şekilde çikma teklif edemezseniz olayiniz biter.O yüzden bu bölümü çok ama çok dikkatli okuyun.
Bir kere en basta bilmeniz gereken şey kızların daima sürü halinde dolasan yaratıklar olduklaridir.Ve en bastada söyledigimiz gibi kızların en büyük korkusu arkadaşlarının alay konusu olmaktir.O yüzden çikma teklif edeceginiz kızı mutlaka yanliz basina yakalamalisiniz.Ama bunlar tuvalete bile birlikte giderler.O yüzden bir şekilde kızı sürüden ayirmaniz lazim.Bunu nasıl yapacaginiza gelince:
Önce kızın yanina gidin📷her zamanki klasik muhabbetinizi yapin.Ve kıza "Seninle biraz konusmamiz lazim" diyin.Bu cümlenin Türkçeye tam çevirisi "Benimle çikarmisin?" dir.Bütün kızlar bunun ne anlama geldigini bilir ve kız eğer konusalim derse olay bitti.Çikiyorsunuz.Ama kız "Ne konuscaz?" diye bir soru sorarsa daha kızı tavlayamamissiniz demektir.Sakin o gün çikma teklif etmeyin.Biraz daha ugrasmaniz lazim. Kurallarimizi bastan okuyun.Ama kızla konusmaniz lazi.Hemen ikinci kuralimizi uygulamaya sok ve basla uydurmaya:"Ahmet'e bugünlerde noluyor anlamiyorum.Bana çok soguk davraniyo.Sence ne yapmaliyim" diye bir soru yöneltirseniz kız asla killanmayacaktir.Kız sizi dinlemek için suratiniza salak salak bakmaya baslamissa konuya baslayabilirsiniz demektir.Burada yeri gelmisken uyaralim:Kızı ikna etmeniz gerekebilir ve bu soruyu ayni kıza ikinciye sorma sansiniz yok.O yüzden özellikle liseli arkadaslar için söylüyoruz:Kıza çikma teklif edeceginiz zaman ikinizinde vakti genis olmali.Yani 5 dakkalik tenefüste olacak bir is değil.Liseli arkadaslar ögle tatilinde yada okul çikisi bu ise kalkissalar kendileri açisindan çok daha iyi olur.Neyse📷Kız sizden bir şeyler anlatmanizi bekliyor.Zaten kizda biliyor o sırada sizin ne söyleyeceginizi ama salakliklarindan kaynaklanan bir şey olsa gerek bunu mutlaka sizin sölemeniz gerektigini düsünürler.Bu esnada sakin panik yapmayin. Direk olarak "Benimle çikar misin?" demek aptallagina ise hiç ama hiç kalkismayin. Kızın çikacagi varsa da çikmaz.Simdi derin bir nefes alin ve kıza dönüp aynen sunlari söyleyin📷sakin degistirmeyin.Bugüne kadar bu durumdayken bu cümleleri sarfettigimiz hiçbir kız bize hayir demedi."Bak Ayse(tabiki Ayse ismi burda örnek bunu degistirceksiniz )) sana uzun zamandir söylemek istedigim çok önemli bir şey var.Ben aslinda çok uzun zamandir senden hoslaniyorum.Benim küçük dünyama renk getirdin.Inan hiçbir kız bugüne kadar beni bu kadar etkileyememisti.Benimle romantik📷çilgin📷ve bir o kadar da zevkli bir ilişki yasamaya ne dersin?Ikimizinde çok mutlu olacagindan eminim." Bunlari duyan kız size mutlaka ama mutlaka "Aaa📷inanamiyorum çok sasirdim yani hiç beklemiyordum" seklinde karsilik verecektir.Inanmayin kesin triptir.Basta da söyledigimiz gibi kız zaten sizin ona ne soracaginizi basindan beri biliyordu.Neyse📷simdi eğer bu kızın size hemen cevap vereceginizi saniyorsaniz yaniliyorsunuz. Kız size burda kesinlikle "Biraz düsüniyim." diyecektir.Peki düsün diyin.Çünkü kızlar asla "hayir" diyecekleri erkeklere bu şekilde davranmazlar.Kızın eve gidince ne düsünecegi ise size kalmis.Yani kız burda "düsüniyim" dedi diye düsünecek sanmayin.Kızın eve gidince sizi düsünmesini saglamak sizin göreviniz.Peki bunu nasıl yapacaksiniz?Onu da açikliyoruz.
Kızlar bu lafi dedigimiz gibi sadece çikmak istedikleri erkeklere söylerler.Ama kız "düsiniyim" dedikten sonra size gelip "Ben düşündümde arkadas olarak kalmamiz ikimiz içinde daha iyi olur" diyorsa bunun sebebi sizin kızı düsünürken yanliz birakmis olmanizdan başka bir şey olamaz.Öyleyse neymis?Kız bizimle çikip çikmayacagini düsündügü sırada yanliz birakmayacakmisiz.Kızın bu süreyi istedigi kadar uzatma hakki vardir.Ama bu süre genellikle 3 gün ile 1 hafta arasında degisir.Simdi gelelim sizin bu süre içerisinde yapmaniz gerekenlere.
Öncelikle kıza mutlak jestlerde bulunun.Bu salaklari en çok etkileyen jest ise 90'lik bir kasete en romantik aşk şarkilarini çekip "Bak bu kaset düsünmene yardimci olacak.Bunu hazirlamak için 8 saat ugrastim ama degdi.Yalniz bu kasetin bir özelligi var:gece hava karardiktan sonra📷yanliz basinayken dinlemen lazim.Yoksa kasetten hiçbirsey anlamazsin" diyerek kıza vermektir.Gerçekte kız bunlari ne şekilde dinlerse dinlesin anlayacak bir beyin kapasitesine sahip degildir.Ama kızın gecenin bir saati karanlik bir odada ve yanliz basina sizin verdiginiz bir kaseti dinlemesi bile çogu zaman size "Evet" demesi için yeterli.Evinizde yillardir binbir güçlükle biriktirilmis 1500 albümden olusan bir slow müzik arsivi yoksa bunu yapmaniz pek olasi değil tabiki.Peki kasete hangi sarkilari koyacaksin?Tabiki bunuda biliyoruz ama onu da kendi zevkinize göre yapin artık.Ama dur ya simdi gidip saçma sapan sarkilar koyarsin falan.
Sen en iyisimi kendini sakata atma ve bize bir mail atta sana bir liste yollayalim.Var ya kullanicisini bizim kadar düsünen bir başka site yoktur serefsizim.Varsa bize de söyleyin de hemen bookmarklayalim.Ama sakin büyük bir salaklik yapip bizden kasedin çekilmis halini istemeyin. Ugrasacak zamanimiz yok.Zamanimiz olsa biliyorsunuz hiç sorun değil.Biz sana listeyi veririz sende büyük bir müzik markete gidip kasedi çektiririrsiniz. Kızın eve gidince sizi düsünmesini saglamak için yapilacak bir diğer önemli şey ise kıza daha önceden yazmis oldugunuz ask mektupslarini vermektir.Simdi siz ask mektubuda yazmayip onuda bizden isterseniz dayak yersiniz.Yazin artık yaa.Neyse bu mektuplarin içeriginide söyleyelim bari.Bu mektuplarda kıza nasıl deliler gibi aşık oldugunuzdan 📷gözlerinin güzelliginden📷ne kadar sempatik oldugundan geceler boyu nasıl onu düsündügünüzden falan bahsedin. Mektuplarin altina tarih ve hangi saatte yazilmis olduğunu yazmayi ihmal etmeyin.Ama mektuplari saat kaçta yazarsaniz yazin mektubun altina 02:47 gibi ve her mektupta degisen saatler yazin.Bu kızın kafasinda "Ulan bu çocuk bana galiba harbiden aşık📷baksana gecenin ikisine kadar beni düsünmüs📷aslinda fena çocukta değil hee📷bir kere çiksam mi acaba?Çikiyim çikiyim!" seklinde bir düsüncenin olusmasina neden olur. Siz bizi dinleyin.
Bu is için uygulanabilecek bir diğer yöntemse sürekli kızın yaninda "Düsünen adam" tribi yapmaktir.Ama bunu kızla konusurken degilde kız sizin yaninizde degilken yapmalisiniz.Mesela siniftasiniz diyelim.Bu tribi yapmak için en uygun yerler cam kenarlaridir.Gidin cam kenarina📷ellerinizi cebinize sokun ve uzun uzun uzaklara bakin.En geç 5 dakika sonra kız sizin yaniniza gelip "Neyin var?" diye soracaktir.Sakin burda "Kare as📷 sende ne var?" demeyin📷tiksiniyolar."Biseyim yok" diyin📷bir önceki aksam sabaha kadar sizin mektuplarinizi okuyan ve sizin verdiginiz kasedi dinleyen bu kız tabiki sorunun kendisi olduğunu anlayacaktir.ama bunu kıza siz daha fazla belli etmelisiniz.Çünkü kızların en basta "Biraz düsüniyim " derken ilk amaçlari sizi biraz süründürüp iliskide her zaman söz sahibi olmak istemeleridir.Sizde trip yaparak kıza "Tamam yeter artık çektirdigin📷yeterince sürünüyorum iste" bilinçalti mesajini vermis olursunuz.Kız sizin yaninizdayken minumum konusun.Ve sonra uffflayip📷 puflayarak ve inanilmaz derecede sikkin görünerek "Naptin?Bir karar verbildin mi?" diye sorun.Bunu yaparken sakin tribi bozmayin ve uzaklara bakin.Kız muhtemelen" Cevabim kesinlesmeye basladi ama izin verde biraz daha düsiniyim" diyecektir."Bunu duyduktan sonra o kızın sizin çikma teklifinizi kabul etme ihtimali %1.000.000'dur.Eve gidince bunu kutlarsiniz. Ama kıza sadece "Peki biraz daha düsün ama düsündügün her saniyenin benim için ölümden beter olduğunu aklindan çikartma olurmu?" diyin.Ertesi gün kız yaniniza gelip "Ben düsündümde📷aslinda denemekte fayda var" seklinde bir şeyler zirvalayacaktir.Bunun öztürkçesi "Evet kabul ediyorum ama seni her an birakabilirim" demektir."Iyi 30 gün dene begenirsen register edersin📷begenmezsen de beni hayatindan uninstall edersin " tarzi bir espri güzel olmakla birlikte kızın zeka seviyesi için gayet anlasilmazdir.O yüzden yapmayin.
Çatlasin tüm düsmanlaArtık benimde bir sevgilim var
Evet iste basardiniz artık sizinde bir sevgiliniz var.Siz kıza dönüp elinizi uzatin ve "Küçük dünyama hosgeldin!" deyin.O da patisini (pati:Kedi yada köpeklerin ön ayaklarina verilen ad) uzatacaktir.Çünkü küçükken onlari bu şekilde egitmislerdir.) Ve "Hosbulduk" diyecektir."Pişman olmayacagindan emin ol. Ikimizde çok mutlu olacagiz" diye ekleyin ve artık geyige baslayin.Daha önce de anlattigimiz seyleri uygulayarak kızla sürekli konusun. Yani uydurun.Artık daha feci uydurabilirsiniz.Kız tam bu siralarda size daha önce "hiç beklemiyordum" dedigini unutarak "En basindan beri biliyordum diyecektir" inanmayin.Ve daha önce telefonuna📷mailina📷posta kutusuna ve Icq'suna mesaj birakanin siz olup olmadığınizi soracaktir."Başka kim olabilir ki?" diye cevap verin.Hemen oraçıkta bir kağit kalem bulup kıza mail adresinizi📷Icq numaranizi📷ev ve cep telefonlarinizi verin.ister istemez sizi arayacaktir.Iste bu etabida basariyla geçtiniz.Ama işiniz bitmedi.Daha o kız sizin sevgiliniz değil.Önce bir kere çikmaniz lazim. Hadi bakalım )
6-ILK ÇIKMA=SIRAT KÖPRÜSÜ .)
Bu ilk çikma olayi tamamen bir sirat köprüsü gibidir.Geçerseniz sizi kimse tutamaz📷düserseniz olayiniz biter.O yüzden çok dikkatli olmaniz gerekir.Burada dikkat edilecek noktalarida size söylüyorum.Ulan varya ne biliyorsam hepsini anlatiyorum serefsizim.Siz bu yaziyi bitirdikten sonra hala kız tavlayamadiysaniz gözüme gözükmeyin! Neyse ne demistik?Heh!Bakin bu ilk çikilan gün inanilmaz önemlidir.Öncelikle📷kıza''hadi yarin suraya gidelimmi?'' sorusunu yöneltmeden önce yapmaniz gereken çok önemli bir şey var.Kızla nereye gideceginize karar verin!Büyük ihtimalle kızla gidilecek çok fazla yer bilmiyosunuzdur.Olsun📷bilmemek değil ögrenmemek ayip.kızla gideceginiz yere karar verirken sunlara çok dikkat edin:
Sakin kızla ilk bulusmanizda yemege gitmeye kalkmayin.Bunun birsürü sebebi var! Birincisi zaten kızın yaninda hiç bir şey yiyemezsiniz.Agzima ketçep bulastimi?Ulan bu garson niye benim manitaya bakiyor?Niye bu restaurantta peçete yok?Bisey sölesem kızın istahi kaçarmi acaba?Ve bunun gibi binlerce soru yemek boyunca beyninizde yankilanir.Bunun çok dogal bir sonucu olarak panik yaparsiniz ve korktugunuz basiniza gelir.Yani agziniza ketçap bulasir📷üzerinize yemek dökersiniz📷içecek bardagini devirirsiniz ve bütün bunlarin sonucunda kız sizi (hakli olarak)daha ilk bulusmada terk eder.O yüzden bunu aklinizdan çikarin.Hatta benim tavsiyem sadece ilk bulusmada değil📷kız ''Hadi yemege gidelim'' demeden hiçbir zaman bir yere yemege gitmeyin.Gidecekseniz de fast food bir restauranta gitmek ve hamburgeri ketçapsiz ve mayonezsiz yemeniz sizin için en hayirlisi.
2)Kızların hepsi inanilmaz lüks yerleri severler. Ve hepsinde yabancilara(özellikle avrupa) hayranlik vardir.O yüzden ilk bulusmaniz için en ideal yer avrupai bir şekilde dizayn edilmis bir cafe'dir.Eğer Istanbul 📷Ankara yada izmir'de oturuyorsaniz böyle bir cafe bulmak çok kolaydir.Özellikle Istanbul'da Kadiköy ve Istiklal caddesinde adim basi böyle yerler vardir.Böyle bir cafe'de sizi en çok edecek 2 şey vardir.
1.Fiyat listesi!Cafe'de 2-3 saat oturup bütün bir haftaliginizi oraya birakmak sizin caninizi oldukça sikacak.2.ise etraftaki güzel kızlar!Böyle cefelre gelen kızlar o kadar güzeldirki kafayi yersiniz📷sakin ilk çikmanizda başka kizlari kesmeyin.Kızı delirtirsiniz.Kizda sizi terkeder.Bu arada belirtilmesi gereken bir diğer noktada bu gibi cafelerin %90'ina girebilmek için sevgilinizin(yada başka bir kız)olmasi gerektigidir. Burada nasıl davranacaginizi ise ''Cafe'de nasıl davranilir?'' bölümünde uzun uzun inceleyeceğiz.
Kızla bulusacaginiz yerle gideceginiz cafe arasında asla fazla mesafe olmasin!Yok yere bir de taksi parasi vermeyin.
Kıza sakin" Su cafe'ye gitcez "demeyin.Önce kıza ''Yarin bulusup gezelim mi?''diye sorun.O da size''Nereye gitcez?'' sorusunu yönelticektir.Sizde ''Sen bilirsin ya!'' Bana her şey uyar tribine girin.Kızlar bu tribe karsilik genelde''Sen karar ver'' der. Ama bazı kızların (nadir de olsa)"Suraya gidelim orasi çok güzel" dedigi de görülmüstür.Eğer kız "Sen karar ver"derse sizin zaten hazirda gitmeyi düsündügünüz bir cafe var!Ama kız" Şuraya gidelim!" derse📷 hemen dedigi yere gidin ve bir önarastirma yapin.Bunun neden gerektigi ise bir örnekle açiklayayim!Hadi diyelim ki siz oraya ilk defa gidiyorsunuz. Garson geldi"Ne alirdiniz" diye sordu.Sizde mesela kahve söylediniz.Kahve geldi ama fincanin yaninda seker yok. Ne yapacaksin simdi? Yaninda kız var o yüzden garsona"Abi bana seker getirirmisin?" de diyemezsin.O aci kahveyi içmek zorunda kalirsin.Zaten heyecanlisin!Ama bir gün önceden ayni cafe'ye gitmis olsaydin bu cafede sekerin masada bulundugunu biliyor olcaktin.Yaninda kız oldugu için heyecandan göremedin.Dedigim gibi📷benim sözümü dinle ve kız böyle bir şey derse git cafe'yi bir kontrol et
Kızla bulusacaginiz saati çok iyi seçin.Bu kızların hepsinin aksam ezani okunurken evde olma mecbureyeti vardir.O yüzden en geç öglen1'de bulusun.O gün ne giyeceginize çok önceden karar verin.Sonra bir eau toillete (bak parfüm diyil) alin.Bu size çok lazim olacak!Ben orjinal bürüt 'ü tavsiye ederim(hayir bay salak Brut bana reklam için para vermedi.Sadece kizlari çok feci azdiriyo!)Sakin eau toillete'i fazla sikmayin📷çünkü bunun tek özelligi kokusunun erkekler tarafindan alinamamasi.Ve fazla sikarsaniz kızı rahatsiz edersiniz.
Son olarak📷ilk bulusmaya giderken sakin yaninizda prezervatif götürmeyin.Nasıl olsa hiçbirsey yapamayacaksiniz Verdiginiz paraya yazik.Simdi artık kızla çikmaya hazirsiniz
7-CAFEDE NASIL DAVRANILIR?
Tüm bunlari uyguladiktan sonra olayin pis kismina gelmis bulunuyoruz.Cafe'ye gittiniz.Kapiyi açin önce kız geçsin!Sonra uygun bir yer bulup oturun. Kızla havadan sudan ilk muhabbeti yapin.Bu sırada garson çoktan gelmis olacak.Size büyük ihtimalle Anabritanika ansiklopedisi gibi birer menü verecekler.Bu tarz cafelerde en uyuz konu "ne alacam lan ben simdi?"sorusudur.Bunuda açikliyorum!Sakin kıza hava aticam diye bilmediginiz bir şey ismarlamayin!Mesela Guatemela Kahvesi diye bir şey gördün ve onu istedin diyelim.Direk babalara gelirsin!Çünkü bu kahve filtre kahvedir ve özel bir makinayla birlikte masaya gelir.O makinaya 5 dakika sonra basip kahveni fincana koyarsin.Ama eğer biraz fazla basarsan makina fiskirir.Buda kızın sizi terketmesi için yeterli bir neden.Neymis bilmedigimiz seyleri söylemiyormusuz.Ayrica erkekler tarafindan yapilan en büyük aptalliklardan biride kız bir şey istedikten sonra "Aynisindan" demektir.Sakin böyle bir seye kalkismayin.Siz en iyisi menüyü uzun uzun inceledikten sonra çay içmek istediginizi söyleyin!Garson "Ne çayi?" diye sorarsa "Rize çayi" diyin bu hem kızı güldürür hemde Rize çayi çok güzel bir çaydir.Niye içeceklerden bahsettigimizi de açikliyayim.Bu tarz cafe'ler inanilmaz pahalidir.Yani az önce söylediginiz çay bile sizi finalsal açidan göçertir.O yüzden başka bir seye özenmeyin. Efendi gibi için çayinizi!
Siparisinizi verdiniz📷sira geldi konusulacak konulara.Öncelikle konusurken sürekli gözlerinin içine bakin!Ve sakin masadaki bir seyle oynamayin.Ilk bir kaç dakika geyik yapin📷okuldan📷derslerden bahdedin! Sonra da o gün neden orada oldugunuzu kıza açiklayin.Yani ondan ne kadar çok hoslandiginizdan falan bahsedin. Ama sakin Bu sırada geyige vermeyin.Kız en geç bu dakikalarda sizin ondan önce kaç kızla çiktiginizi soracaktir.Hiç tereddüt etmeden "15-16" diyin.Kız zaten bu eski iliskileri biziklamaz ama olaki sorarsa ikinci kuralimizi uygulayip uydurun.Diyoruz olum salak bunlar📷kesinlikle uydurdugunuzu düsünmeyeceklerdir.Ama mesela tutup ta kıza gerçegi söylerseniz📷yani ilk çiktiginiz kızın o olduğunu ögrenirse direk olarak sizi terkeder.Kızlar acemi erkekleri hiç sevmez.O yüzden siz beni dinleyin ve uydurun.
Kızla ilk bulusmanizda asagidakine benzer bir konusma yapin. "Inan her an📷seni düsünüyorum📷o güzel gözlerini düsünükçe tarifi imkansiz bir huzur doluyor içime📷hele gülüsün yok mu ; karanlik gecelerin soguk rüzgarlarinda donmaktan koruyabilecek tek ates misali isitiyor içimi.Birden hayatim degisti📷inan senden önce bu kadar fazla iliskim olmasina ragmen hiç kimseyi bu kadar sevmedim.Ne olur sen son ol.Diğerleri gibi ihanet etme bu büyük sevgime..." Bunu uydurabilme kabiliyetinize göre arttirin.Kızın gözlerinin içinin parladiginin ve gitgide size daha yakin davranmaya basladiginin farkina varacaksiniz.Bu konusma kızın sizi aklindan çikaramamasini saglayacak olan bir bilinçalti komutudur.Denenmis ve sonuçlarda herhangi bir aksakliga rastlanmamistir.Yalniz bu konusma kızın sizi en fazla iki gün düsünmesini saglar📷daha sonra kız bunlarin hepsini unutur (salaklarin beyin kapasitesi biz erkekler gibi yillar önce olan bir konusmayi bile hatirlayacak kadar genis degildir) Bu yüzden konusmanin 2 günde bir tekrarlanmasi iliskinin gelecegi açisindan çok önemlidir.
Baya bir konusup kızın eve gidince de sizi düsünmesini sagladiktan sonra artık cafeden ayrilma vakti gelmistir.Iste olayin en pis tarafi!Nasıl hesap istiyceksin?Garsonu masaya çagirip alçak sesle " Hesabi alabirmiyim?" diyin.Kız milleti hesap gelince hemen atlar "Ben veriyim " diye.Sakin bunu ciddiye almayin.Kesin trip yapiyordur.Kız milleti gittiginiz her yere hesabi sizin ödeyeceginizi düsünerek gider.Ama hesap geldiginde ezilmemek içinde "Ben veriyim" tribine girerler. Bunun her zaman trip için yapildigini sakin unutmayin.Hesabi özellikle ilk seferde mutlaka siz ödeyin.Kız kesinlikle itiraz edecektir📷bu durumda da 📷eğer kız çok israr ederse "Bir dahaki sefere sen ödersin" diyip konuyu kapatin
8-KIZA KUMPAS KURMA
Tamam kızı tavladiniz📷bir kere çiktiniz ama daha adam olamadiniz.Simdi sira geldi kıza kumpas kurma yöntemlerine! Zira siz bu kadar seyi gidip kızla cafede bir bardak çay içmek için yapmadiniz herhalde) Sizin amaciniz bastan beri belli.Simdi gelelim bu amacinizi gerçeklestirmeniz için gereken taktiklere.
Öncelikle bilmeniz gereken şey;sizin daha önceden BULVAR gazetesinin verdigi eklerde ve bilumum aaaaa dergilerin forum köselerinde okudugunuz fanaaailerin gerçek hayatla hiçbir alakasi olmadığıdir.Bunlar tamamen uydurma seylerdir.Kız asla ve asla size kumpas kurup sizi eve atmaz.Bunu sizin yapmaniz lazim.
Kızla sevismek istiyorsaniz kızların her zaman için "Millet görse ne der?" kaygisi sahibi olduklarini kesinlikle aklinizdan çikarmamalisiniz.Bu yüzden daha öncede söyledigimiz gibi sakin kızı topluma açik mekanlarda taciz etmeyin.Dahada önemlisi kızı sakin kendi arkadaslarinin yaninda taciz etmeyin.Zaten istesenizde yapamazsiniz.Bunu bilen kız milleti genellikle sizinle basbasa kalmamak için elinden geleni yapar ve bulusmalariniza genellikle kendisinden çok daha salak bir arkadasiyla beraber gelir.Kızı yalamak istiyorsaniz öncelikle bu ultra salak arkadasi(ki biz buna halk arasında kuyruk diyoruz) egale etmek gerekir.
Kız bulusmalariniza yaninda kuyrukla geliyorsa kisasa kisas deyin ve sizde bulusmalariniza kankanizla beraber gidin.Bu kankaniza gitmeden önce "oglum benim manitanin bir kız arkadasi var;ben onu sana ayarladim ama is artık tanismaniza kaliyor.Kız biraz salak gibi gözüküyor ama bakma sen📷benim hatun onun için inanilmaz azgin dedi.Bu kiyagimida unutma heee!"seklinde gaz verin.Tamam kabul ediyoruz bu biraz :-):-):-):-)lige girer ama naabalim artık.Bu kankanizla birlikte gittiginiz bulusmanizda kızı "Gel bakiyim sana ne anlaticam" seklinde bir hitap sekli kullanarak soteye çekin. Ondan sonra yavas yavas saçlarini oksayip kulagina onu ne kadar çok sevdiginizi fisildayin.Önemli not📷akin kızın kulagina tükürme gafletine düsmeyin. Sonra yavas yavas ellerinizle kızın boynunu oksayin.Bu sırada kızın kulagina onunla ne kadar mutlu oldugunuzu fisildayin.Bu sırada yillarin abazani bünyeniz daha bir azacak vücudunuzdaki bütün kan ayni yere toplandigindan dolayi beyninize kan gitmeyecek ve düsünemeyeceksiniz.O yüzden simdiden hatirlatiyoruz.Sakin ola bu esnada fazla ileri gitmeyin.Siz zaten az önce yaptiklarinizla kızı azdirdiniz.Kız eve gittiginde sürekli sizin dokunuslarinizi düsünecek ve kendinden geçecektir.Ama su an sizin dönmenizi bekleyen iki büyük soruna sahipsiniz: kankaniz ve ultra salak kuyruk)) Onlari daha fazla bekletirseniz killanir ve yaniniza gelirler.Bu da sizin açinizdan çok kötü olur.Siz nasıl olsa amaciza ulasip📷kıza "seninle yatmak istiyorum"bilinçalti mesajini verdiniz.Eğer bulusmalariniza kuyrukla geliyorsa bu problemide astiniz.
Kızlar genellikle ne kadar azgin olurlarsa olsunlar(ki hepsi zannettiginizden daha azgindir.) bunu size belli etmemek için ellerinden gelen her seyi yaparlar.Ama kızı bir şekilde tufaya getirip📷toplum içerisinden uzaklastirip basbasa kalmayi basarabilirseniz hayatinizin en büyük dumurunu yasarsiniz.Çünkü bu salak kız milleti etrafinizda başka birileri varken sürekli"ayy yapma📷lütfen!" tribine girmelerine ragmen bas basa kaldiginizda resmen üstümüze atlarlar!asiul is kızla gerçek manada basbasa kalabilmektedir.Bunu nasıl yapacaginizida açikliyoruz.Ulan varya size yaptigimiz kiyagin haddi hesabi yok serefsizim :)

Devam edecek...
submitted by yennicheri to KGBTR [link] [comments]


2020.06.07 02:19 karanotlar Medeniyet: Bayraklar dikdörtgen, milli marşlar neredeyse aynı

Medeniyet: Bayraklar dikdörtgen, milli marşlar neredeyse aynı
https://preview.redd.it/03231g4bsd351.jpg?width=200&format=pjpg&auto=webp&s=fa03d3d71cf7ec53a8f54d5bacaebd8a060efb2c
Dünyada sadece tek bir medeniyet var
Mark Zuckerberg insanlığı çevrimiçi ortamda birleştirme hayalleri kurarken, son zamanlarda çevrimdışı diyarda cereyan eden olaylar “medeniyetler çatışması” tezinin ateşini körükledi. Pek çok âlim, siyasetçi ve sıradan vatandaş Suriye iç savaşı, IŞİD’in peydahlanması, Brexit’in yarattığı kargaşa ve Avrupa Birliği’nde yaşanan istikrarsızlık gibi konuların hepsinin “Batı Medeniyeti”yle “İslam Medeniyeti” arasındaki çatışmadan kaynaklandığına inanıyor. Batı’nın Müslüman milletlere demokrasi ve insan hakları getir-me girişimleri şiddetli bir İslami tepkiye yol açtı ve Müslüman göçü dalgası beraberinde gerçekleşen İslami terör saldırıları sonucu Avrupalı seçmenler çokkültürlülük hayallerini rafa kaldırıp yabancı düşmanı yerel kimliklere meyletmeye başladı.
Sözkonusu teze göre insanlık ezelden beri birbiriyle uzlaşması mümkün olmayan dünya görüşlerine sahip bireylerin oluşturduğu farklı medeniyetlere ayrılmıştı. Bu birbiriyle bağdaşmayan dünya görüşleri medeniyetlerarası çatışmayı kaçınılmaz kılıyordu. Nasıl ki tabiatta farklı türler doğal seçilimin acımasız yasaları doğrultusunda hayatta kalmaya çalışıyordu, medeniyetler de tarih boyunca defalarca çatışmış ve sadece en güçlü olanlar hayatta kaldığından olan biteni onlar aktarmıştı. Bu amansız hakikati göz ardı edenler, ister liberal siyasetçiler ister akılları beş karış havada mühendisler olsun, hatalarının ceremesini çekeceklerdi.’ “Medeniyetler çatışması” tezinin pek çok siyasi çıkarımı var. Tezin savunucuları “Batı”yla “Müslüman âlemi” birleştirmeye yönelik herhangi bir girişimin başarısızlığa mahkûm olduğunu ileri sürüyor. Müslüman ülkeler asla Batı’nın değerlerini benimsemeyecek, Batılı ülkeler de asla Müslüman azınlıkları özümsemeyi başaramayacak. Buna istinaden ABD, Suriye veya Irak’tan gelen göçmenleri kabul etmemeli ve Avrupa Birliği de çokkültürlü-lük yanılgısından kurtulup göğsünü gere gere Batı kimliğine bürünmelidir. Uzun vadede doğal seçilim sınavından sadece tek bir medeniyet geçecektirve Brüksel’deki bürokratlar Batı’yı İslam tehlikesinden korumayı reddediyorsa o vakit Birleşik Krallık, Danimarka ya da Fransa bu işin altından kendi başına kalkmalıdır.
Oldukça yaygın olsa da hatalı bir tezdir bu. Aşırı İslam ciddi bir tehlike arz ediyor olabilir ama tehdit ettiği “medeniyet”, Batı’ya özgü bir fenomen değil tüm dünya medeniyeti. IŞİD, İran’la ABD’yi ona karşı birlik olmaya boşuna itmedi. Ayrıca ortaçağdan kalma tüm fantezilerine rağmen, aşırı İslamcılar bile sırtlarını 7. yüzyıl Arabistan kültüründen ziyade çağdaş küresel kültüre dayıyor. Ortaçağ çiftçi ve tüccarlarının değil dışlanmış modern gençlerin korku ve umutlarına hitap ediyorlar. Pankaj Mishra ve Christopher de Bellaigue’un güçlü bir şekilde ortaya koyduğu üzere, radikal İslamcılar Hz. Muhammed kadar Marx ve Foucault’dan da etkilenmiş, Emevi ve Abbasi halifeleri kadar 19. yüzyıl Avrupalı anarşistlerinin de mirasını devralmışlardır. Dolayısıyla IŞİD’i dahi gökten inmiş esrarengiz bir ağacın meyvesi gibi değil de hepimizin paylaştığı küresel kültürden türemiş kötü bir tohum şeklinde düşünmek daha doğru olur.
Daha da önemlisi “medeniyetler çatışması” tezine dayanak olarak tarihle biyoloji arasında kurulan alegori yanlış. Küçük kabilelerden devasa medeniyetlere kadar her tür insan topluluğu hayvan türlerinden esas itibarıyla farklıdır ve tarihsel çatışmalar doğal seçilimden büyük farklılıklar gösterir. Hayvan türleri binlerce yıl sağlam kalan nesnel kimliklere sahiptir. Şempanze mi goril mi olduğunuz inançlarınıza göre değil genlerinize göre belirlenir ve farklı genler başka toplumsal davranışlar dayatır. Şempanzeler dişi erkek karışık gruplar halinde yaşar. İktidar için her iki cinsiyetten destekçilerin ittifakını sağlayarak yarışırlar. Buna karşın gorillerde tek bir baskın erkek, dişilerden oluşan bir harem kurar ve lider genellikle konumunu sarsma tehlikesi taşıyan diğer erkekleri kovar. Şempanzeler gorillere özgü toplumsal düzenlemeleri benimseyemez, goriller şempanzeler gibi örgütlenemez ve bildiğimiz kadarıyla şempanze ve gorillerin kendilerine özgü toplumsal sistemleri onyıllardır değil yüz binlerce yıldır süregelmiştir. İnsanlarda buna benzer bir şey göremeyiz. Evet, insan topluluklarının da kendilerine has toplumsal sistemleri var ama bunları belirleyen genler değil, ayrıca birkaç yüzyılı aşkın süre boyunca sağlam kalan birsistem de pek yok.
Örneğin 20. yüzyılda yaşayan Almanları ele alalım. Yüz yıldan kısa bir süre içinde Almanlar kendilerini altı farklı sistem içerisinde teşkilatlandırdı: Ho-henzollern Hanedanı, Weimar Cumhuriyeti, Üçüncü Reich, Alman Demokratik Cumhuriyeti (namıdiğer komünist Doğu Almanya), Almanya Federal Cumhuriyeti (namıdiğer Batı Almanya) ve son olarak yeniden birleşen demokratik Almanya. Elbette Almanlar Almanca konuşmayı, bira içip bratwurst yemeyi sürdürmüştür. Ama Almanları tüm diğer milletlerden ayıran kendilerine has ve II. Wilhelm’den Angela Merkel’e kadar değişmeden kalmış bir öz var mı? Ve böyle bir şey buldunuz diyelim, o şey bin ya da beş bin yıl önce de var mıydı?
Yürürlüğe girmeyen Avrupa Birliği Anayasası Önsözü, “Avrupa’nın ihlal edilemez ve şahısların elinden alınamaz insan hakları, demokrasi, eşitlik ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin oluşmasına temel sağlayan kültürel, dini ve insani mirasın” esas alındığını ifade ederek başlıyor.’ Bu söylem doğrultusunda Avrupa medeniyetini insan hakları, demokrasi, eşitlik ve özgürlük ilkelerinin belirlediği izlenimini edinebiliriz rahatlıkla. Antik Atina demokrasisiyle günümüz Avrupa Birliği arasında doğrudan bir bağlantı kurarak Avrupa’nın 2500 yıllık özgürlük ve demokrasi geleneğini öven pek çok söylev bulunur.
Durum filin kuyruğunu tutup fil denen hayvanı bir çeşit fırça sanan kör adamın hikâyesinden farksız. Avrupa’nın yüzlerce yıldır demokratik fikirler barındırdığı doğru ama bu fikirler hiçbir zaman bütünlüklü değildi. Atina demokrasisi tüm görkemine ve yarattığı etkiye karşın sadece iki yüz yıl hayatta kalabilmiş ve Balkanlar’ın ufak bir köşesinde isteksizce uygulanmış bir deneyden ibaretti. Avrupa medeniyeti geçtiğimiz 2500 yıl boyunca demokrasi ve insan haklarının beşiği olduysa, Sparta ile Jül Sezar’ı, Haçlılar ile Konkistadorlar’ı, Engizisyon ile köle ticaretini, XIV. Louis ile Napolyon’u, Hitler ile Stalin’i nereye oturtacağız? Bunların hepsi yabancı medeniyetlerden gelen davetsiz misafirler mi? Esasen Avrupa medeniyetini Avrupalıların ona yüklediği anlam belirliyor; nasıl ki Hıristiyanlığı Hıristiyanların Hıristiyanlığa yüklediği anlam, İslam’ı Müslümanların İslam’a yüklediği anlam, Yahudiliği Yahudilerin Yahudiliğe yüklediği anlam belirliyorsa. Ve bu medeniyete yüzyıllar içinde son derece farklı anlamlar yüklenmiş. İnsan topluluklarını süregiden herhangi bir şeyden ziyade uğradıkları değişimler tanımlar ama insanlar hikâye anlatma becerileri sayesinde kendilerine her koşulda kadim bir kimlik yaratmayı başarırlar. Ne tür devrimler yaşanırsa yaşansın insanlar genellikle eskiyle yeniyi aynı potada eritirler. Bireyler bile devrim niteliği taşıyan şahsi değişimlerini anlamlı ve güçlü bir hayat hikâyesi oluşturacak şekle sokabilir: “Bir zamanlar sosyalisttim ama sonra kapitalist oldum; Fransa’da doğdum ama şimdi ABD’ de yaşıyorum; evliydim ama boşandım; kansere yakalandım ama iyileştim.” Aynı şekilde Almanlar gibi bir topluluk da kendilerini geçirdikleri deneyimler üzerinden tanımlayabilir: “Bir zamanlar Naziydik ama dersimizi aldık ve artık barış yanlısı demokratlarız.” Önce 11. Wilhelm, sonra Hitler ve son olarak da Merkel dönemlerinde kendini gösteren nevi şahsına münhasır bir Alman niteliği aramaya gerek yok. Alman kimliğini belirleyen, bu kökten dönüşümlerin ta kendisi. 2018′ de Almanlık liberal ve demokrat değerleri savunurken Naziliğin ağır mirasıyla cebelleşmek demek. 2050’de ne anlama gelir kim bilir.
İnsanlar çoğunlukla, özellikle de konu temel siyasal ve dini değerler olunca, bu değişimleri görmezden gelir. Sahip olduğumuz değerlere yedi ceddimizden kalma kıymetli miraslarmış muamelesi yaparız. Ne var ki böyle yapabilmemizin yegâne sebebi ceddimizin ölüp gitmiş ve söz alamayacak olmasıdır. Örneğin Yahudilerin kadınlara karşı tutumunu ele alalım. Günümüzde aşırı Ortodoks Yahudiler kamusal alanda kadın imgesine yer verilmesine izin vermiyor. Aşırı Ortodoks Yahudilere yönelik reklamlarda sadece erkeklere ve erkek çocuklara yer veriliyor; kadınlar ve kız çocukları asla kullanılmıyor.
2011’de aşırı Ortodoks tandanslı Brooklyn gazetesi Di Tzeitung, Usame bin Ladin’in ikamet ettiği komplekse düzenlenen baskını izleyen ABD’li devlet görevlilerinin fotoğrafını, fotoğraftaki Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da dahil, kadınları dijital yöntemle silerek yayınlayınca bir skandal patlak vermişti. Gazete daha sonra yaptığı açıklamada, Yahudi “tevazu kaideleri” gereği böyle yapmak zorunda kaldıklarını söylemişti. Benzer bir skandal Ha-Mevaser gazetesi Charlie Hebdo katliamının ardından düzenlenen gösteride çekilmiş bir fotoğraftan Angela Merkel ‘i, olur da Merkel ‘in resmi sadık okurlarının zihnine şehvet tohumları ekerse diye çıkarınca yaşanmıştı. Başka bir aşırı Ortodoks gazetenin yayıncıları da bu davranışı desteklemiş, “Arkamızda binlerce yıllık Yahudi geleneği var,” diye açıklamıştı.
Kadınların görülmesinin en ciddi şekilde yasaklandığı yer de sinagoglar. Ortodoks sinagoglarında kadınlar erkeklerden itinayla ayrı tutuluyor ve dua eden ya da Kutsal Kitap okuyan erkekler ezkaza kadın bedeni görmesin diye bir perdenin arkasında yer alan sınırlı bir alanda duruyorlar. Peki ama tüm bunlar binlerce yıllık Yahudi geleneğine dayanıyorsa, arkeologlar İsrail’deki Mişna ve Talmud dönemlerinden kalma antik sinagogları kazdı-ğında ortaya çıkan gerçekleri, cinsiyet ayrımına dair hiçbir kanıt bulunmamasından öte, kimi yarı çıplak denilebilecek kadınların resmedildiği güzide yer mozaiklerini ve duvar resimlerini ne yapacağız? Mişna ve Talmud’u kaleme alan hahamlar bu sinagoglarda dua edip çalışmış ama günümüz Ortodoks Yahudileri bunları günah, dine hakaret ve eski geleneklere saygısızlık olarak değerlendiriyor.
Eski geleneklerin bu minvalde çarpıtılmasına dair örneklere her dinde rastlanır. IŞİD, İslam’ın özgün ve saf haline dönmekle övünür ama aslında yepyeni bir İslam anlayışları var. Eski kutsal metinlerden alıntı yaptıkları doğru ama hangi metinleri kullanıp hangilerini göz ardı edecekleri ve alıntıladıkları kısımları nasıl yorumlayacakları hususunda ihtiyatlı davranıyorlar. Esasen kutsal metinleri işlerine geldiği gibi yorumlama tavırları da başlı başına çağdaş bir olgu. Bilindiği üzere, tefsir, eğitim görmüş ulema sınıfının, Kahire’deki El-Ezher gibi saygın kurumlarda İslam hukuku ve teolojisi çalışan âlimlerin tekelindeydi. IŞİD liderlerinin pek azı böyle bir eğitime sahip; ulema sınıfının en saygın mensupları, Ebu Bekir el-Bağdadi ve şürekâsını cahil ve azılı mücrimler olarak görüp kınıyorlar.
Bu durum IŞİD’i, kimilerinin iddia ettiği gibi “İslam dışı” ya da “İslam karşıtı” kılmıyor. Barack Obama gibi Hıristiyan liderlerin kalkıp Ebu Bekir el-Bağdadi gibi Müslümanlığı kimlik edinmiş kişilere Müslüman olmanın ne demek olduğunu anlatmaya cüret etmesi de son derece ironik.8 İslam’ın özüne dair hararetli tartışmaların hiçbir anlamı yok. İslam’ın belli bir DNA’sı yoktur. Müslümanlar ona ne anlam atfederse İslam da o anlama gelir.9
Almanlar ve goriller İnsan gruplarıyla hayvan türlerini birbirinden ayıran çok daha keskin bir fark var. Türler çoğu kez ayrılır ama asla birleşmez. Yedi milyon yıl kadar önce şempanze ve gorillerin ortak bir atası vardı. Bu tek ata türü zamanla kendi farklı evrimsel yollarını tutan iki popülasyona ayrıldı. Böyle bir sürecin bir kez gerçekleştikten sonra geri dönüşü yoktur. Farklı türlere ait canlılar çiftleştiğinde kendi aralarında üreyebilen yavrular doğuramadığından, türlerin kaynaşması mümkün değildir. Goriller şempanzelerle, zürafalar fillerle, köpekler kedilerle birleşemez.
Bunun aksine insan kabileleri zaman içinde gittikçe daha büyük gruplar meydana getirecek şekilde kaynaşma eğilimindedir. Çağdaş Almanlar kısa bir süre öncesine kadar birbirinden pek haz etmeyen Saksonlar, Prusyalılar, Svabyalılar ve Bavyeralıların birleşmesiyle oluşmuştur. Denildiğine göre, Otto von Bismarck (Darwin’in Türlerin Kökeni eserini okuduktan sonra) Avusturyalılarla insan arasındaki kayıp halkanın Bavyeralılar olduğunu ifade etmiştir.’0 Fransız halkı Franklar, Normanlar, Bretonlar, Gaskonlar ve Provanslıların bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Kanalın diğer tarafında da İngiliz, İskoç, Galli ve İrlandalıların (isteseler de istemeseler de) kay-naştırılmasıyla Britanyalılar meydana gelmiştir. Çok geçmeden Almanlar, Fransızlar ve Britanyalılar da kaynaşıp Avrupalıları oluşturabilir.
Londra, Edinburgh ve Brüksel’de yaşayan insanların bugünlerde güçlü bir biçimde fark ettiği üzere birleşmeler her daim ebedi olmuyor. Brexit hem Birleşik Krallık hem de Avrupa Birliği’nin eşzamanlı olarak çözülmesini pekâlâ tetikleyebilir. Ancak uzun vadede tarihin ne yönde seyredeceği belli. On bin yıl önce insanlık sayısız münferit kabileye bölünmüş durumdaydı. Geçen her bin yıl bu parçalar daha büyük yığınlar meydana getirecek şekilde iç içe geçti ve birbiriyle bağlantısı bulunmayan medeniyetler giderek azaldı. Kalan birkaç medeniyet de tek bir dünya medeniyetine dönüşecek şekilde kaynaşıyor. Siyasi, etnik, kültürel ve ekonomik ayrımlar hâlâ var ama bunlar asli birliği bozmuyor. Hatta kimi ayrımları mümkün kılan da bu geniş ve kapsamlı ortak yapı. Mesela ekonomide, herkes aynı piyasaya iştirak etmezse işbölümü başarıyla sağlanamaz. Bir ülkenin otomobil veya petrol üretiminde uzmanlaşması ancak buğdayve pirinç üreten başka bir ülkeden gıda ürünü temin edebiliyorsa mümkündür.
İnsanların birleşme sürecinin iki belirgin biçimi var: farklı zümreler arasında bağlantı kurmak ve zümreler arasındaki faaliyetleri homojenleştirmek. Oldukça farklı davranmaya devam eden zümreler arasında bile bağlantılar kurulabilir. Hatta can düşmanı zümreler arasında bile bağlantı kurulabilir. İnsanlar arasındaki en kuvvetli kimi bağlar bizzat savaşla kurulur. Tarihçiler, küreselleşmenin 1913’te zirveye ulaştığını, ardından dünya savaşları ve Soğuk Savaş sırasında uzunca bir süre düşüşe geçip ancak 1989’dan sonra yeniden yükselmeye başladığını iddia ederler çoğunlukla. ” Bu tespit ekonomik küreselleşme açısından doğru kabul edilebilir ama fark içermekle beraber aynı derecede önem taşıyan askeri küreselleşmeyi göz ardı eder. Fikirlerin, teknolojilerin ve insanların dört bir yana yayılma hızı ticaretten çok savaşla artar. 1918’de ABD’nin Avrupa’yla bağı 1913’e nazaran daha güçlüydü ve iki dünya savaşı arasındaki dönemde uzaklaşan tarafların kaderi 11. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’la ayrılmaz bir şekilde iç içe geçti.
Ayrıca savaş insanların birbirine ilgisini körükler. ABD’nin Rusya’ya duyduğu ilgi Soğuk Savaş döneminde doruğa ulaşmış, Moskova koridorlarında biri öksürse Washington merdivenlerinde bir koşuşturma başlar olmuştu. İnsanların düşmanlarına duyduğu alaka ticaret ortaklarına duyduklarını katbekat aşar. Vietnam hakkında çekilmiş filmlerin sayısı, Tayvan hakkındaki filmlerin sayısını en az elliye katlar.
Ortaçağ olimpiyatları 21. yüzyılın başında dünya farklı zümreler arasında bağlar kurulmasının çok ötesine geçti. Dünyanın farklı yerlerindeki insanlar birbiriyle iletişim kurmakla kalmayıp giderek daha çok benzer inanç ve davranış biçimlerini benimsemeye başladılar. Bin yıl önce gezegenimiz düzinelerce farklı siyasi modele elverişli topraklara sahipti. Avrupa’da bağımsız şehir devletleri ve ufak çaplı teokrasilerle çekişen feodal beyliklerle karşılaşabilirdiniz. İslam dünyasında evrensel hâkimiyet iddiası taşıyan bir halife bulunsa da krallıklar, sultanlıklar ve emirlikler de mevcuttu. Çin imparatorları kendilerini tek meşru siyasi merci olarak görüyor, kabilelerin oluşturduğu birlikler Çin’in kuzeyiyle batısında birbiriyle çatışıp duruyordu. Hindistan ve Güneydoğu Asya’da rejim çeşitliliği hüküm sürerken Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya’daki adalar boyunca hem küçük avcı toplayıcı gruplar hem de genişleyen imparatorluklar yer alıyordu. Bırakın uluslararası yasaları, komşu insan gruplarının bile ortak diplomatik prosedürler üzerinde anlaşamamasına şaşırmamak gerek. Her toplumun kendi siyasi paradigması bulunuyordu ve yabancı siyasi kavramları anlayıp bunlara saygı göstermeleri zordu.
Aksine günümüzde her yerde kabul edilen tek bir siyasi paradigma var. Gezegenimiz iki yüz bağımsız devlete bölünmüş durumda ve bu devletler aynı diplomatik protokoller ve ortak uluslararası hukuk konusunda genellikle uzlaşıyor. İsveç, Nijerya, Tayland, Brezilya; hepsi atlaslarımızda aynı tip renkli şekiller halinde gösteriliyor; hepsi Birleşmiş Milletler üyesi; pek çok farklılık barındırsalar da hepsi aynı hak ve ayrıcalıklara sahip egemen devletler olarak tanınıyor. Aslında hepsi temsil organları, siyasi partiler, genel oy hakkı ve insan haklarına en azından simgesel bir inancı da içine alan pek çok ortak siyasi anlayış ve uygulamaya sahipler. Londra’da ve Paris’te bulunduğu gibi Tahran’da, Moskova’da, Cape Town’da ve Yeni Delhi’de de bir meclis bulunuyor. İsraillilerle Filistinliler, Ruslarla Ukraynalılar, Türklerle Kürtler küresel kamuoyunun kendi taraflarını tutması için yarışırken hep aynı söylemi; insan hakları, bağımsız devlet ve uluslararası hukuktan dem vuran söylemi kullanıyorlar. Dünya belki “başarısız devletler” silsilesinden payını almıştıramabildiği tek bir başarılı devlet paradigması vardır. Dolayısıyla küresel siyaset Anna Karenina prensibine göre işliyor: başarılı devletlerin hepsi aynı ama tüm başarısız devletler baskın siyasi formülün şu veya bu içeriğini eksik bıraktıkları için kendilerine has bir biçimde başarısız oluyor. Kısa bir süre önce IŞİD bu formülü toptan reddedip tamamıyla bambaşka, evrensel halifeliği esas alan bir siyasi varlık göstermek istemesiyle dikkat çekti. Fakat tam da bu sebeple başarısız oldu. Pek çok gerilla hareketi ve terör örgütü yeni ülkeler kurmayı ya da var olanları ele geçirmeyi başardı. Ama bunu yapabilmelerinin sebebi küresel siyasi düzenin temel ilkelerini kabul etmeleriydi. Taliban bile uluslararası arenada bağımsız Afganistan’ın meşru hükümeti olarak tanınmanın peşine düştü. Şimdiye kadar küresel siyasetin ilkelerini reddeden hiçbir grubun kayda değer bir bölgede kalıcı kontrol sağlayabildiği görülmedi.
Belki de küresel siyasi paradigmanın gücünü ortaya koymanın en iyi yolu savaş ve diplomasi gibi ağır siyasi sorulardan bahsetmektense, 2016 Rio Olimpiyatları gibi bir konuya değinmek. Olimpiyatların nasıl organize edildiğini düşünün. 11 bin sporcu din, sınıf ya da dil gözetilmeden, milliyetleri esas alınarak delegasyonlara ayrılıyor. Budist delegasyonu, proletarya delegasyonu ya da İngilizce konuşanlar delegasyonu diye bir şey yok. Birkaç örnek dışında (özellikle de Tayvan ve Filistin), sporcuların milliyetini belir-lemek gayet basit. 5 Ağustos 2016’da düzenlenen açılış töreninde sporcular gruplar halinde geçerek milli bayraklarını salladı. Michael Phelps ne zaman yeni bir altın madalya kazansa Amerikan milli marşı eşliğinde Amerikan bayrağı çekildi göndere. Emilie Andeol judo dalında altın madalya kazanınca “Marseillaise” çalınıp Fransa’nın üç renkli bayrağı dalgalandırıldı.
Duruma uygun şekilde dünyadaki her ülkenin aynı evrensel model çerçevesinde bir milli marşı var. Neredeyse tüm milli marşlar orkestra eşliğinde söylenebilecek birkaç dakikalık kompozisyonlar, yani yalnızca dini göreve veraset yoluyla gelmiş belli bir zümrenin okuyabildiği yirmi dakikalık ilahiler sözkonusu değil. Suudi Arabistan, Pakistan ve Kongo gibi ülkeler bile milli marşları için Batılı müzik standartlarını benimsemiş. Çoğu marş Beethoven’ın kılını kıpırdatmadan besteleyebileceği nitelikte. (Arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde tüm geceyi YouTube’dan çeşitli milli marşlar çalıp hangisinin hangi ülkenin marşı olduğunu tahmin etmeye çalışarak geçirebilirsiniz.) Marşların sözleri bile dünya genelinde neredeyse aynı; aynı ortak siyasi görüşleri ve topluluğa bağlılık anlayışını yansıtıyorlar. Örneğin sizce aşağıdaki milli marş hangi ülkeye ait olabilir? (Yalnız ülkenin adını genel bir ifade olsun diye “ülkem” şeklinde değiştirdim):
Ülkem, vatanım, Toprağına kanımı akıttığım, Başında bekliyorum, Bekçisiyim vatanımın. Ülkem, milletim, Halkım ve vatanım, Birlikte haykıralım “Birlik ol vatanım!” Yaşasın toprağım, devletim, Milletim, vatanım, hep bir bütün kalsın. Ruhu dirilsin, canlansın bedeni, Büyük ülkem için bunların hepsi! Büyük ülkem, bağımsız ve özgür, Sevdiğim evim ve ülkem. Büyük ülkem, bağımsız ve özgür, Sen çok yaşa büyük ülkem!
Cevap Endonezya. Peki Polonya, Nijerya ya da Brezilya desem şaşırır mıydınız? Milli bayraklara da aynı sıkıcı temayüller hâkim. Tek bir istisna var. Tüm bayraklar bir dikdörtgen kumaş üzerine işlenmiş son derece sınırlı sayıda renk ve geometrik şekilden ibaret. Bir tek Nepal farklı. Nepal bayrağı iki üçgen şeklinde (ama Olimpiyatlarda hiç madalya almadılar). Endonezya bayrağı beyaz üstünde kırmızı şerit. Polonya bayrağı kırmızı üstünde beyaz şerit. Monako bayrağı Endonezya bayrağıyla aynı. Renk körü birinin Belçika, Çad, Fildişi Sahili, Fransa, Gine, İrlanda, İtalya, Mali ve Romanya bayraklarını birbirinden ayırması mümkün değil; hepsinde değişik renklerde yan yana üç şerit var.
Bu ülkelerin bazıları birbirleriyle kıyasıya savaşmış ama 20. yüzyılın çalkantıları esnasında Olimpiyat Oyunları savaş yüzünden sadece üç defa iptal edilmiş (1916, 1940 ve 1944’te). 1980’de ABD bazı yandaşlarıyla beraber Moskova Olimpiyatları’nı boykot etmiş. 1984’te Sovyet bloğu Los Angeles’ta düzenlenen olimpiyatları boykot etmiş. Ve çeşitli seneler Olimpiyat Oyunları siyasi çalkantıların göbeğinde cereyan etmiş (bunların en önemlileri Nazi döneminde Berlin’de düzenlenen 1936 Olimpiyatları ve 1972 Münih Olimpiyatları’nda Filistinli teröristlerin İsrail takımını katletmesi). Fakat genele bakarsak siyasi anlaşmazlıklar Olimpiyat projesini yoldan çıkaramamış.
Şimdi bin sene öncesine gidelim. Diyelim 1016 yılında ortaçağ olimpiyatlarını Rio’da düzenlemek istiyorsunuz. O vakitler Rio’nun Tupi halkının yaşadığı küçük bir köy olduğunu12 ve Asya, Afrika ve Avrupa yerlilerinin Amerika Kıtası’ndan haberi bile olmadığını bir anlığına unutun. Dünyanın en iyi sporcularını uçak yokken nasıl Rio’ya getireceğinize dair lojistik sorunları kafanızdan çıkarın. Dünya çapında herkesin yaptığı pek az ortak spor dalı bulunduğunu ve herkes koşsa bile koşu yarışı kaideleri konusunda herkesin anlaşamayacağını da unutun. Sadece yarışacak delegasyonları neye göre gruplayacağınızı düşünün. Günümüzün Olimpiyat Komitesi Tayvan ve Filistin sorunu üzerine saatlerce kafa patlatıyor. Ortaçağ olimpiyatlarının siyasi sorunları üzerine kaç saat harcamanız gerekeceğini bulmak için bu süreyi on binle çarpın.
Öncelikle 1016’da Çin’deki Song İmparatorluğu dünyadaki başka hiçbir siyasi oluşumu kendi dengi görmüyordu. Dolayısıyla kendi Olimpiyat dele-gasyonuyla Kore’nin Koryo Krallığı ya da Vietnam’daki Dai Viet Krallığı, hele hele deniz aşırı yerlerdeki ilkel barbarların delegasyonlarıyla aynı kefeye konulmasını akla hayale sığmayacak bir aşağılanma olarak algılardı.
Bağdat’taki halife kendini evrensel hegemonyaya sahip görüyor ve çoğu Sünni Müslüman tarafından dini lider statüsünde tutuluyordu. Ancak pratikte halifenin Bağdat yönetiminde pek bir sözü yoktu. O halde tüm Sünni sporcular tek bir halife delegasyonu altında mı toplanacak yoksa Sünni dünyasına hükmeden sayısız emirlik ve sultanlıklara göre mi ayrılacaklar? Ama iş neden emirlikler ve sultanlıklarla sınırlı kalsın? Arabistan çöllerinde Allah’tan başka hükümdar tanımayan bir dolu özgür bedevi kabile yaşıyor. Bunların her birinin okçuluk ya da deve yarışı dallarında müsabaka edecek bağımsız takımlar göndermesine izin verilecek mi? Avrupa da aynı ölçüde baş ağrısına sebep verecek nitelikte. Norman kasabası Ivry’den çıkan bir sporcu Ivry Kontu’nun mu yoksagüçsüz Fransa Kralı’nın mı sancağı altında yarışacak?
Bu siyasi oluşumların pek çoğu yıllar içinde belirip kaybolmuş. Siz 1016 Olimpiyatları’na hazırlık yaparken hangi delegasyonların zuhur edeceğini önceden bilmeniz mümkün değil çünkü kimse bir sonraki sene hangi siyasi oluşumların varlık göstermeyi sürdüreceğini bilmiyor. İngiltere Krallığı 1016 Olimpiyatları’na katılmış olsa sporcular madalyalarını alıp eve dönünce Londra’nın Danimarkalılar tarafından işgal edildiğini ve İngiltere’nin Danimarka, Norveç ve İsveç’le birlikte Kral Büyük Knud’un Kuzey Denizi İmparatorluğu’na dahil edildiğini görürlerdi. Yirmi yıl sonra bu imparatorluk dağıldı ama ondan otuz sene sonra İngiltere yeniden, bu defa Normandi-ya Dükü tarafından işgal edildi.
Bu gelipgeçici siyasi oluşumların pek çoğunun ne çalacak bir milli marşı ne de göndere çekecek bir bayrağı bulunmadığını söylemeye gerek bile yok. Tabii ki siyasi semboller önemliydi ama Avrupa siyasetinin sembolik diliyle Endonezya, Çin ya da Tupi siyasetlerinin sembolik dilleri birbirinden son derece farklıydı. Zafer göstergesi teşkil edecek ortak bir protokol üzerinde anlaşmak neredeyse imkânsız olurdu.
O yüzden 2020 Tokyo Olimpiyatları’nı izlerken milletler arasındaki bu sözde çekişmenin aslında muazzam bir küresel uzlaşmayı temsil ettiğini unutmayın. Kendi ülkelerinin temsilcileri altın madalya kazanıp bayrakları göndere çekilince herkesi milli gurur duygusu kaplıyor ama esasen insanlığın böyle bir etkinlik düzenleyebilmesi çok daha büyük bir gurur kaynağı.
Yuval Noah Harari 21. Yüzyıl İçin 21 Ders
https://www.cafrande.org/dunyada-sadece-tek-bir-medeniyet-var-yuval-noah-harari/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2019.05.22 06:04 uygunyurt Ankara özel kız öğrenci yurtları

Ankara özel kız öğrenci yurtları
Gençlerin hayatlarındaki en önemli dönem üniversite hazırlık dönemidir. Yoğun geçen hazırlık döneminden sonra iyi bir üniversite kazanmış olmak gençleri memnun etmektedir. Gençlerin aileleri, bu dönemde öğrencilerin sıkıntılarını adeta beraberce yaşarlar. Üniversite kazanan öğrenci için artık en önemli sorun, kalacak yer sorunudur. Özellikle aileler çocuklarının başka bir kentte kalacağı yer konusunda endişelenmektedir. Bu sebeple okula yakın olmasıyla birlikte, güvenli bir yurt konusunda aileler, oldukça titizlik göstermektedir.
Gençler aileleri ile beraberce yurt bulabilecekleri https://www.enuygunyurtlar.com/ sitesinden faydalanmaktadır. Sitede ülkemizdeki tüm yurtlar arşivlenmiş durumdadır. Bu sebeple istenen kentte, istenen özelliklerde bir yurt bulmak son derece kolaydır. Ankara'da üniversite kazanmış bir öğrenci için, Ankara özel kız öğrenci yurtları araması da yapılabilmektedir. Üstelik farklı losyonlar ve özelliklerde yurtlara siteden ulaşmak mümkündür.
Yurt Bulmak Çok Kolay
Siteden farklı kentlerimizde yer alan yurtlara ulaşılabiliyor. Site geniş bir arşive sahiptir. Ana sayfaya giren kullanıcı arama kısmına istediği kenti ya da kazandığı üniversiteyi yazarak arama yapabilir. Site o kentteki tüm yurtları kullanıcı için listeler. Bunun yanı sıra, yurtlar farklı özelliklerine göre tasnif edilir. Kullanıcı için bu özellikler belirleyici olabilmektedir.
Farklı Özelliklere Sahip Yurtlar
Aileler, öğrenciyle beraber titiz bir şekilde yurt araması yapmaktadır. Burada öncelik verilen nokta kişiden kişiye göre değişmektedir. Söz gelimi bazı öğrenciler, okula yakın bir yurt ararlar. Sitede okuluna yakın, yurtları incelerler. Bazı öğrenciler ise yurdun okula yakın olmasından daha çok, yurdun sahip olduğu sosyal ortama önem verir. Bu nedenle sitede sosyal bakımdan canlı olan, yurtların aramasını yaparlar. Bunların yanında özel oda, internet, çamaşır makinesi, vb. konfora sahip yurtlar da bu özelliklerinden ötürü tercih edilmektedir. Beklentilere yanıt veren Ankara özel kız öğrenci yurtları site üzerinde yapılan arama sayesinde kısa sürede bulunabilmektedir.
Ülkemizin Tümü İçin Yurt Bulmak Mümkün
Ülkemizde çok fazla sayıda üniversite bulunuyor. Bu nedenle çok fazla öğrenci nüfusu vardır. Gençlerin güvenli ve uygun lokasyona sahip yurtlara ulaşması için site son derece işlevseldir. Bu nedenle pek çok kişi yurt bulma konusunda siteden faydalanıyor.
En Kalite Kız Yurdu
Aile, çocuğunun farklı bir kentte okula gidecek olmasından kaygılanır. Aileler, özellikle kızlarının başka kentte okuyacak olmasından kaygılanırlar. Bu sebeple, Ankara özel kız öğrenci yurtları da dahil ülkemizde yer alan kaliteli ve güvenli kız öğrenci yurtlarına siteden ulaşmak son derece kolaydır.
Detaylı bilgi : https://www.enuygunyurtlar.com/ankara-ozel-kiz-ogrenci-yurtlari/
submitted by uygunyurt to u/uygunyurt [link] [comments]


2019.01.15 18:27 fragmanlife Kara Para Ask dizisi konusu ve oyunculari

Kara Para Ask dizisi konusu ve oyunculari Kara Para Aşk
Para ve hırs yüzünden hızla kirlenen dünyada, suçlularla giriştiği amansız mücadelelerde büyük başarılar kazanan Ömer Komiser, kız arkadaşı Sibel'le nişanlanmak için İstanbul'a gelir. Başrollerini Engin Akyürek ve Tuba Büyüküstün'ün paylaştığı dizinin güçlü oyuncu kadrosunda Erkan Can da yer alıyor. Senaryosunu Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat kaleme alıyor. Ay yapımın imzasıyla ekranlara gelen dizinin yönetmenliğini, Ahmet Katıksız yapıyor…
Genel Hikaye Para ve hırs yüzünden hızla kirlenen dünyada, suçlularla giriştiği amansız mücadelelerde büyük başarılar kazanan Ömer Komiser, kız arkadaşı Sibel'le nişanlanmak için İstanbul'a gelir. Roma'da yaşayan Elif ise doğum gününde ailesiyle birlikte olmak için İstanbul'a gelir. Ömer ile Elif aynı gece ölüm acısı yaşarlar. Ömer'in kız arkadaşı ve Elif'in babası cinayete kurban giderler. İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar. Gergin ve önyargılı bir tanışmanın ardından peşlerine düştükleri her ipucu yollarını kesiştirir. Ömer, Sibel'in katilini bulmaya, ona atılan iftiraları temizlemeye kararlıdır. Elif ise ömrünün en zor anlarını yaşarken, babasının göründüğünün aksine karanlık bir hayatı olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Bu Elif'in yüzünde patlayan ne ilk ne de son tokat olacaktır. Elif, ailesi için tehlikelerle dolu, karanlık yolda kaybolmak üzeredir. Başrollerini Engin Akyürek ve Tuba Büyüküstün'ün paylaştığı dizinin güçlü oyuncu kadrosunda Erkan Can da yer alıyor.
Senaryosunu Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat kaleme alıyor. Ay yapımın imzasıyla ekranlara gelen dizinin yönetmenliğini, Ahmet Katıksız yapıyor…
Kara Para Aşk
Tuba Büyüküstün Elif Roma'da yaşamakta olan Elif başarılı bir mücevherat tasarımcısıdır. Varlıklı bir aileye sahip olmanın avantajlarını kullanmak yerine kendi çabalarıyla Elif Gams adında bir marka oluşturmayı başarmıştır. İşini çok seven, ailesine bağlı olan Elif, hayatında gerçek aşkla hiç tanışmamıştır. Bunun özlemini çekmektedir.
Engin Akyürek Ömer Ömer, kuyum işçisi olan babası öldürüldüğünde dokuz yaşındadır. Babasının katili bulunamaz ve faili meçhul sayılır. Para uğruna babasını kaybeden Ömer, bu elim olaydan sonra polis olmaya ve hiçbir cinayetin faili meçhul kalmamasını sağlamaya karar verir. Çevresi tarafından sevilen, dürüst, çok başarılı bir komiserdir.
Erkan Can Tayyar Denizerlerin aile dostu, başarılı bir işadamıdır.. Hastaneden, otele kadar bir sürü iş kolunda faaliyet göstermektedir.. Küçükken hep doktor olmayı hayal ettiği için şirketleri arasında en çok hastanede vakit geçirir.. Kurduğu vakıfla ihtiyacı olan çocukların eğitimini karşılaşmaktadır.
Burak Tamdoğan Hüseyin "İstanbul Emniyeti Cinayet Şubede komiser olan Hüseyin evli ve iki çocuk babasıdır.. Onun da meslek seçiminde babasının öldürülmesi etken olmuştur. Ailesine bağlı geçim derdinde olan bir adamdır...
Saygın Soysal Metin Babasız büyümüş, hayatı sokakta öğrenmiş olan Metin kafasına koyduğu her şeyi yapacak kadar azimli ve hırslıdır. Onu sonuca taşıyan sürecin, başkalarının hayatına gasp etmesini göz ardı edecek kadar da yüreği katıdır...
Emre Kızılırmak Levent Levent, analiz yeteneği kuvvetli, hırslı bir yöneticiyken dik başlı ve inatçı kişiliğinin kurbanı olur ve işsiz kalır. Hayattaki en büyük desteği sevgilisi Bahar'dır. Onunla güzel bir hayat kurabilmek için her şeyi göze alabilecek yapıdadır
Hazal Türesan Aslı Aslı, Elif'in ablasıdır. Küçüklükten beri Elif'i kıskanan, psikolojik sorunları olan biraz dengesiz annesinden nefret eden biri.
Kara Para Aşk 54. Bölüm özeti Yaşadıkları onca kötü olay karşısında birbirlerinde saf aşkı bulan ve güçlü bağlarla birbirlerine bağlandıklarına inanan Elif ve Ömer, Elif’in ani gidişiyle ayrılmıştır.
Yaşadıkları onca kötü olay karşısında birbirlerinde saf aşkı bulan ve güçlü bağlarla birbirlerine bağlandıklarına inanan Elif ve Ömer, Elif'in ani gidişiyle ayrılmıştır. Polis olduğu sürece karşılarına başka Tayyarların çıkacağını, Ömer'in defalarca ölümle burun buruna geleceğini düşünen Elif, onu değiştiremeyeceğini anlamış ve gitmiştir. Ömer ise Elif'in hiç bir açıklama yapmadan gitmesine içerlemiş, mesleğini bırakmasını istemesini de bencilce bulmuştur. Onca badire atlatan Elif ve Ömer bu sorunun üstesinden gelememiştir. Büyük aşkın bu şekilde sonlanmasını istemeyen Arda ve Pelin, Ömer'i ortadan kaybolan Elif'i bulması ve peşinden gitmesi için zorlar. Elif'in onsuz bir hayat kurmak istediğini düşünen Ömer yıkılmış ve öfkelenmiştir, Elif'i bulmak yerine kararına saygı duymayı seçer. Madem Elif Ömer'siz bir hayat düşlemektedir, Ömer de buna engel olmayacaktır. Kendini en iyi yaptığı işe mesleğine adayacaktır. Elif ise sıfırdan bir hayat kurmak için daha önce hiç gitmediği bir sahil kasabasına yerleşmiştir. Acıları ve yaralarıyla sığındığı bu küçük kasaba onu sarıp sarmalayacak ve Elif'e iyi gelecektir. İçten içe Ömer'in gelip kendisini bulmasını beklemiştir ama aylar geçmiş ve Ömer gelmemiştir. Elif'in eksik de olsa yeni bir hayatı vardır. Sade yaşamı içinde kendince mutlu olmaya çalışmaktadır. Mesafeler, yanlış anlaşılmalar ve zaman bu büyük aşkın yok olup gitmesine sebep olmak üzeredir. Elif ve Ömer'in masalının sonunda kazanan koşulsuz sevgi mi yoksa sonsuz ayrılık mı olacaktır?
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


KIZ KULESİNDE EFSANE SAKLAMBAÇ !! (SAKLANDIĞI YER ŞEYTANIN BİLE AKLINA GELMEZ) ZULA OYUN Livik Haritası +45 PUAN Almak MÜMKÜN !! (PUBG Mobile Rank Kasmak İçin En İyi Yer !!) En İyi İos & Android l Sevgili Bulma Uygulamaları 2016 Online Sohbet Uygulaması (kız düşürme) Laflarıyla Kafa Atan Kız Tiktok Akımları Laf Sokma Kapak ... 200 IQ SOVA TAKTİĞİ  VALORANT EN İYİ ANLAR #61 CNED BIÇAK ATIYOR  VALORANT EN İYİ ANLAR #44 1 SANİYEDE 5 KİLL BELA  VALORANT EN İYİ ANLAR #43 İstanbul'un en iyi 10 köftecisi TATİL İÇİN EN MÜKEMMEL YER!! (VLOG)

Netflix Gerilim Dizileri – Gelmiş Geçmiş En İyi 15 Netflix ...

  1. KIZ KULESİNDE EFSANE SAKLAMBAÇ !! (SAKLANDIĞI YER ŞEYTANIN BİLE AKLINA GELMEZ) ZULA OYUN
  2. Livik Haritası +45 PUAN Almak MÜMKÜN !! (PUBG Mobile Rank Kasmak İçin En İyi Yer !!)
  3. En İyi İos & Android l Sevgili Bulma Uygulamaları 2016
  4. Online Sohbet Uygulaması (kız düşürme)
  5. Laflarıyla Kafa Atan Kız Tiktok Akımları Laf Sokma Kapak ...
  6. 200 IQ SOVA TAKTİĞİ VALORANT EN İYİ ANLAR #61
  7. CNED BIÇAK ATIYOR VALORANT EN İYİ ANLAR #44
  8. 1 SANİYEDE 5 KİLL BELA VALORANT EN İYİ ANLAR #43
  9. İstanbul'un en iyi 10 köftecisi
  10. TATİL İÇİN EN MÜKEMMEL YER!! (VLOG)

İstanbul'un en mehşur köftecilerini sizin için derledik. ... EN İYİ KÖFTECİYİ BULMAK İÇİN İSTANBULDA ... GERÇEK BİR SOKAK Köftecisi İzmir Altındağ'da yer alan 'Köfteci ... Valorant takım arkadaşı bulmak, arkadaşlık kurmak ve sohbet etmek isterseniz Discord sunucumuza hepiniz davetlisiniz ayrıca sizde videolarda yer almak istiyorsanız bizimle iyi anlarınızı ... Arkadaşlar sizler icin en begenilen laf sokma.videoları bir araya getirdim iyi.seyirler #lafsokma #thuglife #kapaklaflar En İyi İos & Android l Sevgili Bulma Uygulamaları 2016 14 Şubat'ı yalnız geçiriyorsanız üzülmeyin. Sizin için derlediğimiz en iyi sevgili bulma uygulamalarıyla belki de hayatınızın ... Valorant takım arkadaşı bulmak, arkadaşlık kurmak ve sohbet etmek isterseniz Discord sunucumuza hepiniz davetlisiniz ayrıca sizde videolarda yer almak istiyorsanız bizimle iyi anlarınızı ... Bu videomda Livik Haritasın 'da +45 PUAN Almak MÜMKÜN adlı videomda PUBG Mobile En İyi Rank Kasma Yerleri 'ni ve rank kasma taktikleri 'ni birde rank kasmak için en iyi yerleri 'ni gösterdim. Herkese merhaba, umarım keyfiniz yerindedir. Akrabalarımla ilk defa gittiğim bir yeri sizin için kayda aldım, burası benim çok ama çok hoşuma gitti, size de tavsiye ediyorum.. Bu korona ... Merhaba arkadaşlar ben Cemal Meşe, zula oyun v1.25 güncellemesi ile oyuna eklenen kız kulesi haritasında saklambaç oyunu oynadık ve bir arkadaşımız öyle bir ... En İyi Arkadaşlık Uygulamaları Best Dating Apps (TOP 10 ) - Duration: ... Waplog - Karı Kız Düşürme Programı İnceleme - Duration: 2:56. Program Yöneticisi 89,712 views. Valorant takım arkadaşı bulmak, arkadaşlık kurmak ve sohbet etmek isterseniz Discord sunucumuza hepiniz davetlisiniz ayrıca sizde videolarda yer almak istiyorsanız bizimle iyi anlarınızı ...